Anlatım Türleri : Söyleşmeye Bağlı Anlatım (Diyalog) - Geniş Anlatım

Söyleşmeye Bağlı Anlatım (Diyalog)

Hazırlık

1.. Televizyonlardaki söyleşmeye dayalı programlar tartışma, sanat ve spor programlarıdır. Bu programların her birinde farklı söyleşme şekli olabilir. Birisinde bir yönetici eşliğinde ve masa etrafında 3-5 kişinin bir konu hakkında doğaçlama yoluyla söyleşmesi olabilirken diğerinde iki kişi sırayla bir konu hakkında, önceden yaptıkları hazırlıklar doğrultusunda konuşabilirler.

2.. Günlük konuşmalarda resmiyetimizin ölçüsü: bulunduğumuz mevki, bağlam ve konuştuğumuz kişiye göre değişebilir. Yakınlarımızla çok laubali konuşabilirken resmi bir kurumda ciddi bir üslupla konuşmak zorunda kalırız.


İnceleme

1.Metin ( Attila İlhan’la Mülakat )

1.. Mülakatı yapan kişi Attila İlhan’a “siz,sayın” şeklinde hitap etmiş, Attila İlhan ise resmi bir tavır sergilememiş; samimi, içten bir üslupla soruları cevaplamıştır. Ayrıca mülakatı yapan kişi sorduğu sorulara cevap alırken Attila İlhan’ı sabırla dinlemiş, Attila İlhan’ın sözünü kesmemiştir. Eğer Mülakatı yapan kişi bu kurallara uymasaydı mülakat istediği gibi gerçekleşmez ve amacına ulaşamazdı.

2.. Mülakatta jest ve mimikler, ses tonu yani beden dili önemlidir. Bu mülakatın söyleşmeli değil de yazılı olarak yapıldığını düşündüğümüzde mülakatta görme ve iştme duyularının önemini daha iyi kavrarız. Mülakatı yapan kişi ile Attila İlhan birbirlerine bakmadan ve konuşmadan yazı ile cevap verseler, iletişim anlaşmayı olumsuz yönde etkileyecek şekilde zayıflar. Zaten bu şekilde yapılan bir mülakat da olmaz. Mülakatı yapan kişi sorusunu sorarken Attila İlhan da sorulara cevap verirken jest ve mimikleriyle, ses tonuyla konuşmasına farklı anlamlar yükler.

3.. Mülakatı gerçekleştiren kişi, Attila İlhan’a sorularını yöneltirken resmi ve nazik bir üslup kullanmıştır. Sorularında “siz” ve “sayın” kelimelerini kullanmıştır.

4.. Attila İlhan ise resmi bir tavır sergilememiş; samimi, içten bir üslupla soruları cevaplamıştır.

5.. Röportaj Mülakatı yapan ve Attila İlhan’ın baş başa olduğu bir ordamda gerçeklerşmiştir

6.. Karşılıklı konuşmaların yani söyleşmelerin niteliğinin bağlama ve konuşan kişilere göre değiştiğini söyleyebiliriz. Resmi bir ortamda, aramızda mesafeli bir diyalogun olduğu bir kişiyle yapacağımız konuşma arkadaşımız, annemiz ve babamızla yapacağımız konuşmadan farklı olmalıdır. Eğer konuşmalarımızda resmiyet, samimiyet ve ciddiyetsizliğin ölçüsünü ayarlayamazsak iletişimlerimizde, dolayısıyla ikili ilşkilerimizde sorunlar yaşarız. Toplumumuzda “nerede, ne” konuşacağını bilmeyen kişiler için “kendini bilmiyor” ifadesinin kullanıldığını düşündüğümüzde konuşmalarımızın bağlama ve kişilere göre değişmesi gerektiği net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

7.. Mülakatın gerektiğinden uzun yada kısa olması söyleşiyi olumsuz yönde etkiler. İyi bir mülakat ne uzun ne kısa olmalıdır. Mülakatın amacı okuyucuyu, mülakatın yapıldığı kişinin söyleyecekleri hakkında aydınlatmaktır. Mülakatta sorulacak bütün sorular ise bu amaca yönelik şekilde pratik olmalı ve sıkmamalıdır. Mülakat sorularında karalaştırılan konunun dışına çıkılmamalı, özel görüş ve yorumlara yer verilmemeli, ayrıntılara girilmemelidir. Diklin açık ve sade olmasına özen gösterilmelidir.


2.Metin ( Geldiği Gibi )

1.. Yazarın kış ayı hakkında düşünceleri şunlardır:

-Kış aylarını sevmez

-Medeniyetin kışın ihtiyaçlarından doğduğu düşüncesinden hareketle kış mevsiminin insanlar için önemli olduğunu söyler

-Kış mevsiminde gecelerin uzun, gündüzlerin kısa olmasından hiç hoşlanmaz.

-İnsanı kendisiyle baş başa bırakıp “kendisini beğenmeye” sürüklediği için kış mevsimini sevmez.


2.. Nurullah Ataç, düşüncelerini sıralarken içinden geldiği gibi yazmaya çalışmıştır. Metinde anlattığı bütün düşünceler kendisine aittir. Düşüncelerini ifade ederken kendi kendine konuşuyormuş gibi davranır. Monolog şeklindeki bu söyleşme metin boyunca devam eder. Ataç, yazısını yazarken okuycuyu hesaba katmadan düşüncelerini ifade etmiştir.


3.Etkinlik

-Söyleşmeye bağlı anlatımla sağlanan iletişimin özelikleri şunlardır.
1.İletişimdeki tavır yani resmiyet, samimiyet veya laubalilik bağlama göre ayarlanmalıdır.
2.Jest, mimik ve ses tonu yani beden dili iletişimde önemlidir.
3.İletişim “görme” ve “işitme” yle daha hızlı ve sağlıklı gerçekleşir.


3.Metin / Yıldızlara Bakmak )

5.Etkinlik

-“Vaktiniz varsa hay hay!” Cümlesinde “hay hay” kelimesi “tastik, peki, tamam” anlamında; “Hay Allah! Yahu, bunu da mı…” cümlesinde ise “hay” kelimesi “üzülmek” anlamında kullanılmıştır.

-Altı çizili kemleler ünlem işleviyle kullanılmıştır.

-Okuduğunuz metinde tek başına anlamı olmayan ama değişik duygularımızı ve çoşkularımızı anlatmaya yarayan kelimler yani ünlemler şunlardır;

Vuuuu, ah, hay hay

-“Yıldızlara bakmak” birine seslenme amacıyla kullanılan kelimler şunlardır.
Bu sözcüklerin yalnız başlarına bir anlamları varken ünlemlerin bir anlamları yoktur.
Bey, arabacı


4.Metin (Babalar ve Oğullar)

1.. Yukarıdaki metinde söz anlam tekrarları şunlardır:
…Söylediği her söz öyle yerinde öyle ilginçti ki
…Evet evet yüzüme öyle dehşetle bakma
..İyi geceler dilerken uzun uzun esnedikten sonra
…Yalnız… Yalnız…
…çok az oldu bu, çok az Yevgiy

Yukarıda gösterilen söz ve anlam tekrarları anlatımı daha etkili kılmak ve bazı anlamlara, ifadelere dikkat çekmek amacıyla yapılmıştır.


8.Etkinlik

Söyleşmeye bağlı anlatımla oluşturulmuş metinlerin özellikleri

-Karşılıklı konuşmalar bağlama ve konuşulan kişiye göre değişir.

-Sohbet, mülaka diyalog, monolog ve tiyatro metinleri söyleşmeye bağlıdır.

-Jestler, mimikler ve bedensel davranışlar anlatımı destekler.

-Söyleşmeye bağlı metinlerde görme ve işitmeyle kurulan iletişim önemlidir.

-Söyleşmenin yeri, zamanı, biçimi, sahneye giriş, sahneden çıkış gibi unsurlar söz konusudur.


10.Etkinlik

-Söyleşmeli anlatımların kullanıldığı metinlerin en belirgin örnekleri sohbet, diyalog ve mülakattır. Günlük hayat, roman, hikaye ve tiyatrodaki karşılıklı konuşma ve ikiden fazla kişinin konuşması çercevesinde oluşan metinler, söyleşme anlatım türü çerçevesinde oluşmuştur.Eğer bir kişi kendi kendine konuşması söz konusu ise monologdan söz edilebilir.

Söyleşmeye dayalı metinlerden “tiyatro” metninin anlatımında biraz farklılıklar vardır.Bir mülakata ya da sohbette yalnızca konuşma varken tiyatroda hem konuşma hemde konuşmanın bağlamı vardır. Söyleşmenin yeri, zamanı, biçimi, sahneye giriş çıkış gibi unsurlar söz konusudur.Tiyatronun en belirgin yönlerinden biri de bildirisinin görsel olarak aktarılmasıdır.

Söyleşmeye bağlı anlatımın kullanıldığı metin türleri

-Tiyatro

-Sohbet

-Roman, hikaye

-Mülakat

-Röportaj


13.Etkinlik

Ah ünlemi

Acıma: Ah, yavru kedicik nasıl da üşümüş!
Özlem:Ah sana bir kavuşabilsem!
Öfke:Ah, onu bir görsem, yapacağımı biliyorum!

Ha ünlemi

Hatırlama:Haa… Ben sana bir şey söyleyecektim.
Uyarma: Erken yatmayı ihmal etme ha!
İsteklendirme: Ha gayret çocuklar!

A ünlemi

Kızma: Aaa, ne konuşuyorsun boş boş ?
Hitap: Aaaa, bu konular uzun uzun açıklanmalıdır.
Sevinme:Aaaa, babam eve dönmüş.

Vay ünlemi

Sevinme: Vaay, sınavda birinci olmuşum!
Acıma:Vaay çocuklarım vaay!


14. Etkinlik

Korkma = Emir
Kosova! = seslenme
A = hatırlama
Ah = özlem
Eyvah = üzülme
Ah = sitem
Yazık = üzülme
Yazık = sitem kızgınlık
Ay! Ay ne güzel! = sevinme, beğenme
A ne güzel! A = beğenme şaşırma
Hey çocuklar! Hey arkadaş! = haitap, seslenme
Of ! of = bıkkınlık, acı duyma
Bu da ne karışık bir rüya imiş! = şaşırma
Oh hele şükür = rahatlama
E! = beğenme
Eh! Elbet! = onaylama


Ölçme Ve Değerlendirme

1.. diyalog / monolog / bağlama ve konuşulan kişiye

2.. d / y / d / y / d

3.. E

4.. B

5.. E

6..söyleşmeye bağlı anlatımın özellikleri:

-Karşılıklı konuşmalar bağlama ve konuşulan kişiye göre değişir.

-Sohbet, mülakat, diyalog, monolog ve tiyatro metinleri söyleşmeye bağlıdır.

-Jestler, mimikler ve bedensel davranışlar anlatımı destekler.

-Söyleşmeye bağlı metinlerde görme ve işitmeyle kurulan iletişim önemlidir.

-Söyleşmenin yeri, zamanı, biçimi, sahneye giriş, sahneden çıkış gibi unsurlar söz konusudur.