dünyanın en çok nüfuslu ülkesi - Dünyanın En kalabalık Nüfuslu Ülkesi

Dünyada en çok ve kalabalık nüfusa sahip ülke Çindir .

Çin
Dünyanın en kalabalık nüfuslu ülkesi Çin'in yaklaşık dört bin yıl geriye uzanan bir kültürel geçmişi var. Günümüz medeniyetinin temel taşlarını oluşturan kağıt, barut, pusula gibi pek çok buluşun kökenleri Çin'e dayanıyor. Komünist yönetimin etkisiyle bir süre ekonomik açıdan duraklama yaşayan ülke son yıllarda dünyanın en önemli ekonomik güçlerinden biri haline gelmeye başladı. Çin'in bölgede nüfuzu da askeri alandan çok ekonomi üzerinde kendisini hissettiriyor.
GENEL BİLGİLER
Her ne kadar remi dini yok denilse de ülke resmen ateisttir. Söz edilen budizm, taoizm, islam gibi inançlar ülke nüfusunun yaklaşık %4-6'sını ancak ilgilendirmektedir! geriye kalan kısım resmen de ateisttir. Wikipedia'nın ingilizce sayfasından cia'nin ülkeler sayfasına kadar heryerde bu bilgiler bulunmaktadır. Binlerce yıl süren hanedanlar ardından 20. yüzyılın başında cumhuriyet yönetimine geçen Çin'de 1949'da, Komünist Parti ve Mao Zedong öncülüğünde Çin Halk Cumhuriyeti ilan edildi. Bu tarihe kadar ülkeyi yöneten Çan Kay-Şek'in yönetimden isimlerle Tayvan'a kaçması, günümüzde hala süren Tayvan sorunun da başlangıcı oldu. Uzun yıllar kapalı bir ekonomi yapısı gösteren Çin, 1980'lerin başlarında, kollektif tarım uygulamasını durdurdu ve özel teşebbüse yeniden izin verdi. Şu anda Çin dünyanın en büyük ihracatçılarından ve rekor düzeylerde dış yatırım çekiyor. Dünya Ticaret Örgütü'ne katılma hakkı kazanan Çin'in bu anlamda yakında yeni bir devrim yaşayacağı düşünülüyor. Bu şekilde Çin dış pazarlara daha kolay erişim hakı kazanacak, ancak dış rekabete de açık hale gelecek. Bu durumun özel sektör yatırımlarını arttırması ve devlet denetimindeki hantal kuruluşların çöküşünü hızlandırması bekleniyor. Ancak Çin'de bazı çevreler bunun işsizlik ve istikrarsızlık gibi ağır bedelleri de beraberinde getirmesinden çekiniyor. Ülkenin siyasi alanda gerçekleştirdiği reformlar ise ekonomi alanında yaşanan değişimin hızına uyamıyor. Komünist Parti hala iktidarda tekelini ve bireyler üzerindeki sıkı denetimini sürdürüyor. Yetkililer muhalefet yönünde haraketleri vakit kaybetmeden bastırırken, sözünü sakınmayanlar çalışma kamplarına gönderiliyor. İnsan hakları savunucuları Çin'i her yıl yüzlerce kişinin infaz edilmesi ve işkencenin önlenememesi dolayısıyla eleştiriyorlar. Çin'in Tibet üzerindeki hakimiyeti de tartışma yaratmaya devam ediyor. İnsan hakları örgütleri, Çinli yetkilileri Tibet'te Budist kültürünü sistematik olarak bastırmakla ve Çin içinde özerklik talep eden Budistlerin ruhani lideri Dalai Lama'ya sadık rahiplere eziyet etmekle suçluyorlar. Ülkenin doğusunda Müslüman ve Türklerin yaşadığı Doğu Türkistan ya da Şİncan da bir diğer sorunlu bölge.